15 Temmuz Kadın Direnişi ve Karar Anları

Kutuplaşma olmasın diye pek söylemek istemiyorlar ama kitabın ortasından başlayacağım öyle milli birlik falan yoktu sokaklarda... Sokağa inip direnişe katılanların büyük çoğunluğu Ak Parti tabanından geliyordu. Keza sokaktaki kadınlar da Türkiye kadın hareketinin kurucularının pek de tasvip ettiği kadınlar değildi. Bu yüzden 15 Temmuz’da ki kadın direnişini anlatmak için bizim Türkiye-Feminist Hareketinin istekli durmayışına hiç de şaşırmadım. Çünkü altta yatan düşünce şu ki eğer bir destan yazılacaksa onu da seküler kadının yazması gerekiyordu ve çarşaflı bir kadının,  kamyonun şoför koltuğuna geçip milleti sokağa dökmesi ile övünecek halleri yoktu. Demokrasiyi savunacak kadının da önce feminist jüriler önünde kılık-kıyafet yönetmeliğinden geçer not alması gerekiyor. Öyle kara çarşafınla demokrasiyi savunursan, ezberlerini bozduğun için sinirleniyorlar.  Halk darbecilere karşı direndi ama entellektüellerimiz tereddütlü kaldı, Erdoğan’a karşı duydukları nefret, kin, onları darbeye fiili karşıtlıktan alıkoydu. Darbecilere karşı aynı direnişi Yunanistan, İspanya veya Latin Amerika ülkelerindeki halklar darbecilere karşı göstermiş olsaydı öve öve bitiremezlerdi.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.