3. SAYI - EKİM 2017

3. SAYI - EKİM 2017

Sigara 1800’lü yılların sonunda kendine pazar açmak istediğinde sigaranın sağlık için faydalı bir ürün olduğu savından hareket ediyordu. Reklamlarında “sağlığınız için” mottosunu kullanırken, model olarak da kadınları tercih ediyordu. Erkeklerin hedeflendiği sigara reklamlarında bile “Kadınlar sigara içen erkekleri sever” mesajları veriliyordu. Peki neden? .... Devamını Oku

Türkiye modernleşmesinin en önemli yüzü olan kadını gelenek ve din kıskacından kurtarma gayesi ile çıkılan yolda kontrolün kaybedilmesiyle, özellikle reklam ile metalaşmayı kökleştiren uygulamalara yelken açıldı.

.... Devamını Oku

Reklamlarda kadınlar çamaşırlardaki lekeden kurtulmaya çalışırken; erkekler uzman kişi olarak yer alıyor. 1970’lerde reklamlardaki erkek karakterlerin yüzde 70’i uzman, kadınların yüzde 86’sı ürün kullanıcısı olarak görülüyor.

.... Devamını Oku

Reklam dili ve edebiyatında kurulan her “Kendin ol, güçlü ol, mutlu ol” cümlesi asla “kendin ol, mutlu ol” demek değildir. Bütün bu cümleler tek kapıya açılır; “Böyle ol!”

.... Devamını Oku

90’lardan günümüze reklamın başrolünde olan kadınları nasıl hatırlıyorsunuz? Reklamın cırt sesi Ayşe Teyze, margarinin annesi Evin Ana, Lays’in Ayşe teyzesi ve “Biz buna değeriz” diyen Loreal Paris kızları… Bu kadınlar bize ne söylemeye çalışıyor? İşte cevabı…

.... Devamını Oku

Reklamlarla evde, sokakta, işyerinde kısacası hayatın her alanında karşılaşıyoruz. Peki, maruz kaldığımız reklamlar bizi nasıl etkiliyor? Bahçeşehir Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. İdil K. Süher “Satın alma kararları temel olarak duygularla verilir ve duygular gerçekçi olmayan güdülerle beslenir. Bu reklamın suçu değil insanın fıtratı .... Devamını Oku

“Masal gibi bir düğünün” en önemli parçalarından biri tektaş, çünkü onu alarak sadece bir ürün almıyorlar, sonsuz aşk-sağlam bir evlilik gibi değerler de satın alıyorlar. Tektaşla statülerini arttırdıklarını sınıf atladıklarını düşünüyorlar.

.... Devamını Oku

Reklamlardaki kadınlar, erkeklerin hizmetine adanmış köleler gibi âdeta. Bütün gün temizlik yapıp ortalığı mis gibi kokutmalı, ancak öte yandan da elli türlü kimyasal kozmetik ürününü kullanarak “güzel” olmalı ve akşamları kocasını çamaşır suyu kokarak karşılamamalıdır. 

.... Devamını Oku

Ne kadar yaş alırsam alayım herkesi kendim gibi bilir, olumlu ve güzel duygularla yaklaşırım. Bu özelliğim hâlâ değişmedi. Dönem dönem herkes gibi geçirmiş olduğum olumsuz olaylar ve duygular olsa da.

.... Devamını Oku

21 yıldır kız öğrencilerin eğitimini destekleyen TÜRGEV, bu yıl ‘Hedefin Büyükse Türgev Seninle’ mottosuyla eğitim sezonuna ‘merhaba’ dedi. Öğrencilere TÜRGEV çatısı altında sunulan dünyanın ana temaları üzerinden yola çıktıklarını anlatan, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Akalın hazırlanan reklamlar için ‘Bir üniversite öğrencisinin ailesinden .... Devamını Oku

Daha öncesinde tarhanasını ulaşabildiği mahalde satabilen kadınlar, sosyal medya platformları sayesinde iletişim alanını genişletiyor, haliyle pazar alanını da büyütüyor. Bu durum; közde biber turşusunu,dantelini, içli köftesini satan kadınlardan ofisinde belli sayıda danışana ulaşabilen psikolog kadınlara kadar aynı.

.... Devamını Oku

“Reklamcılar neden kadın kullanır?” sorusunun bilimsel bir cevabı var. Reklam dünyasının nöropazarlama sırlarını araştıran Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. Sevgi Nur Sadedil: “Reklam kadınlara ideal kadın profilini görüntüleyerek, o kadın figürüyle benzeşmek için mevcut ürünün tüketimini sağlıyor. Bu imge yardımıyla alıcıda kend .... Devamını Oku

Peki ne olacaktı akıbeti bu “işe yaramayan” kitapların? Bir yazar için hafıza en kıymetli sermayelerden biridir nihayetinde. Kitap arşivi, tozlansa da gözümün önünde kalmalıydı bu durumda. Hangi eski kitaptan vazgeçebilirdim ki?

.... Devamını Oku

Yaradılışı itibari ile sahip olduğu söz konusu gücü göz ardı ederek, süreç içerisinde “cinsel cezbediciliği” ön plana çıkarılan veya “zayıf, aciz, kişiliksiz” bir varlık haline getirilen kadın, bu rolü benimserken de bir tercih mercii olarak karşımıza çıkıyor. Şüphesiz söz konusu tercihte kadının en büyük yanılgısı, “tutsaklığını” fark edem .... Devamını Oku

Batı reklam furyasına dahil edemediği Yezidi kadınları, söz konusu olayın kapı aralamasıyla haber sitelerine tıklama oranı artırmak ve daha çok okunmak için bir reklam unsuru olarak kullanıyor. Bugün isimlerini basında yer alan hikayeleriyle bildiğimiz bu kadınlar, Batı’nın bir diğer reklam ayağını oluşturuyor.

.... Devamını Oku

Kadına karşı şiddet, kadın cinayetleri gibi konularda tepki gösteren kadın örgütleri, konu reklam olunca sessiz kalıyor. Reklamlarda kadının bedenine yönelik yapılan istismar göz ardı ediliyor. Asıl soru şu; kadın haklarını gözetme ilkesiyle kurulan sivil toplum örgütleri ve toplum, söz konusu reklam olduğunda kadına yönelik istismar neden göz ardı ediliyor?

.... Devamını Oku

Bazı kelimeler vardır dile getiremesek de ruhunu anlarız. Manası zevk verir, hissederiz. Yürekte hissedip dile dökülemeyenlere tercüman olmak adına...

.... Devamını Oku

Elindeki bu gücü kaybetmemek için sahip olmak zorunda olduğu bu “erkeksi” duygusuzluk, çıkarcılık, kötülük ve bencillik, bu mekanik yaşam, uygarlığın ve kapitalizmin Miranda’nın ruhundan aldığı intikam olsa gerek.

.... Devamını Oku

Bugün reklamlarda ve moda dünyasında sık sık gördüğümüz efemine erkek ve maskülen kadın figürlerinin yaptığı şey şu; değişen ve giderek tuhaflaşan dünyanın aynasını yüzümüze tutmak. Gördüğümüz şeyleri yadırgamıyoruz ama kırmızı ruj sürmüş bir erkek fotoğrafıyla karşılaştığımızda, sanırım hiçbirimiz mutlu da olmuyoruz.

.... Devamını Oku

Artık geniş omuzlu Sylvester Stallone, Arnold Schwarzenegger gibi koruyan, gerektiğinde geyik avlayıp getiren, fetheden, mütehakkim erkek tipi “satmıyor’’. Onların yerini David Bechamlar, Carlos Martinler aldı. Artık Biscolata erkekleri de Pirelli kadınları kadar popüler.

.... Devamını Oku

Başörtülü mücadelesinin sembol isimlerinden yazar Emine Şenlikoğlu, günümüzde başörtüsünün reklam aracına dönüşmesini değerlendirdi. Tesettüre yaklaşımın önemli olduğunu dile getiren Şenlikoğlu, “İslami kesim bile tam tesettürden hoşlanmıyor. Tesettürü tam olanlar ekranda veya gazete sayfalarında yok. Onlar da gözü okşayıcı tesettürü seviyorlar.” di .... Devamını Oku

Cumhuriyet kurulduktan sonra yeni bir tarih inşa edilirken özellikle kadınlarla ilgili başlıklar dikkat çekici ölçüde görüntüye ve görünür olmaya dayalıydı. Kadının kıyafetini Batılı hemcinslerinin modasına uydurmak “çai .... Devamını Oku

Hukukçu, İlahiyatçı, psikolog ve reklamcı dört kadın, reklam ve kadın konusunu masaya yatırıyor. Hukukçu Şeyma Döğücü, STK’ların kadınların reklamda kullanılmasına sessiz kaldığını söylerken, İlahiyatçı Hatice Arpaguş, İslam dünyasının moderniteye karşı hazırlıksız olduğunu anlatıyor. Reklamcı Ayşe Kalyoncu, kadının metalaşmasının modern dünyan .... Devamını Oku

Tesettür defilelerine ve reklamlarına olumlu işlev yükleyenler şunu görmek durumundalar: Reklamdaki modellerin kıyafetleri tesettüre uygun olsa dahi şuh bakışlar, endamlı duruşlar ve makyajla, giysi müstehcenleştirilmektedir.

.... Devamını Oku

Reklamlardaki metalaşmış kadın imgesi hepimizi rahatsız eden bir konu. Peki ya reklamların içinde hiç kadın kullanılmasaydı? Ya da reklam sahibi kadın yerine bu sefer de kutsalımızı bir satış aracı olarak kullansaydı, yine rahatsız olur muyduk?


.... Devamını Oku

Önce kendimizdeki mensubu olduğumuz bu dine yakışmayan her türlü yanlışı temizlemeye gayret etmeliyiz. Buraya gelen Müslüman Türkler, yemeğe götürdüğümüzde yemekte domuz eti olup olmadığını soruyorlar ama sipariş verirken ünlü markaların kopyalarını yapmamızı istiyorlar; sizin dininizde domuz eti yemek yasak ancak sahtekârlık helal mi diyen bir Çinli’ye yapmi .... Devamını Oku

Geçen zamanlarda kulağıma gelen şeyler pek hayra alamet değildi. Kâbusum olan ABD kaynaklı firmaların kiliseye yaptığı hatırı sayılır yardımlar, İsrail için ayırdığı fonlar… Ha keza bu finansal desteği sağlayanların mahallemdekiler gibi Müslüman çoğunluk olduğunu hatırladıkça daha da şaşırıyordum. 

.... Devamını Oku

İbn Sina: ‘‘Nefs bedendeyken söz konusu haz alma her bakımdan yitirilmiş değildir. Aksine, ceberut âleminin düşüncesine dalanlar, meşgul edenlerden yüz çevirenler (bedenin süflî çağrılarına kulak vermeyenler), bedenlerde oldukları halde bu hazdan bol bir paya ulaşırlar. Bu pay onlara yerleşir ve böylelikle kendilerini her şeyden meşgul eder.’’

.... Devamını Oku

İnsanlar sevdikleri ve kalplerine, beyinlerine, gözbebeklerine giriş izni verdikleri markaları ile bugünkünden farklı şeyler yaşayacak, paylaşacaklar. Şu anda bile bazı araştırmalarda deneklerin pek çoğu, markalarının kendilerine verdiği haz ve mutluluğun, eşlerine sarıldıklarında hissettiklerinden daha fazla olduğunu belirtiyorlar.

.... Devamını Oku

Süreli yayınlar, Tanzimat’la beraber resmî olarak başlayan Avrupalılaşma/Batılılaşma çabalarının gösterge ve uzantılarından biridir. Bu dönem Osmanlı’da kadınlar ve çocuklar için süreli yayınlar ortaya çıkmaya başlar. 1882’de çıkan Çocuklara Arkadaş dergisi, o dönem yayımladığı konu içeriği ve görselleriyle dönemin ilkleri arasında yer alıyor. Resim .... Devamını Oku

“Gençlere ‘Hayatını sen ele al’ demek istiyorum, ‘Sen yönlendir. Sen şekillendir, yoksa senin yerine bir başkası yapar!’ Ben 35 yaşındayken, 50’ye kadar hayatımı planlamıştım. Her şeyi yapamazsın hayatta. Bazı şeyleri kafadan eleyeceksin! Bazı yerlere de gitme kardeşim! Her şeye saldırma. Bazı alanlarda hiç olma. Mecbur da değilsen çıldırma, dağılma, pa .... Devamını Oku

Kadınlar artık kendileriyle başlamayan geçmiş kuşakların psikolojik ezikliklerini taşımaktan vazgeçip, kendine yüksek kriterler koyarak bilinç altı bir gerçeklikle evlilik ihtimalini azalttığı, yönündeki gerçekliği fark etmeliler.


.... Devamını Oku

Kadın, çocuk, engelli ve gençlerin istismarının önüne geçilmesi ve/veya korunması için ayrıntılı düzenlemeler yapıldığı halde, neden bugün televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında ya da sosyal medya portallarında istismar olduğunu düşündüğümüz görsel ve yazılarla karşılaşmaktayız?

.... Devamını Oku