Biz Bu Gücü Sevdi mi?

Ortada yanlış giden bir şeyler var, Batı toplumlarında eskiden kaşların kalktığı toplumun kenarlarında duran birçok sivil toplum kurulu- şu -örneğin sadece Greenpeace’in geçmişte nasıl, şimdi nasıl algı- landığına bile bakarak bunu görmek mümkün- artık Batı toplumlarının merkezine çekilmiş durumda ve hiç de kaşlar kalkmıyor, bilakis yaptıkları göklere çıkarılı- yor. Çünkü bunlar artık siyasi birer tehdit olmaktan çıktılar, uysallaştırıldılar hatta birer enstrümana dönüştürüldüler. Eskiden sisteme meydan okuyan bu düşünceler, artık ana akım oldu. Kenarda duruşa, en az siyasi olan; mesela vejeteryanlığı örnek verebiliriz, bir zamanlar yeni, enteresan bir şey iken, artık ana akım, yani merkezde duruyor. Feminist düşünce de sahadan beslenerek kenarda duruyordu, zamanla ana akım oldu. Modern devletler için sivil toplum kuruluşları yönetişim için önemli O bir hâle geldi, bu yakınlaşma ile bu kuruluşların kullandığı kavramlar ana akımlaşmaya ve merkeze oturmaya başladı. STK’lara büyük şirketler de sponsor olmaya baş- ladı. Çünkü bu konularda boy göstermek “sosyal sorumluluk” almak, trend oldu, üstelik şirketlerinin PR’ını da yapıyorlar. STK’lar idealde tabandan gelen, halkın katkı koyduğu ve yönettiği kurumlar iken; devletler, ulus-üstü kurumlar ve büyük şirketler fonladıkları projelerle STK’ların “patronu” konumuna geldiler.


… Devamını Dergiden Okuyunuz.