Moda ve tesettür bir araya gelebilir mi, moda tesettürle çelişiyor mu, modayı hayatımıza yerleştirdikçe tesettürden uzaklaşıyor muyuz?.. Müslüman kadınlar kamusal alandaki yerlerini sağlamlaştırdıkça ve çeşitli mecralarda daha fazla görünür oldukça bu sorular çeşitlenerek artıyor ve fakat cevapları bulunamıyor. Sonra her cenahtan şunları duyuyoruz; “Böyle tesettür olmaz!”, “Böyle olacaksa hiç olmasın!”, “Bu kapanmak mı şimdi?”, “Örtülü çıplaklar(!)”, “Bence sen açıl” ve devam eden varyasyonları... Ama biz bunları tartışırken moda dünyasında acayip bir şey oldu. Başörtüsü ya da uluslararası adıyla hijab, modacıların ağına düştü.

Son yıllarda yavaşça yükselişe geçen başörtüsü, daha doğrusu bizim muhafazakâr -İslam’a ilişkin her şeyi kapsama gücüne haiz o mübarek kelime- onların modest -mutedil ya da ılımlı şeklinde çevrilebilir- olarak tabir ettiği, hepimizin anlayacağı dilde “kapalı giyinmek”, geçtiğimiz Sonbahar-Kış 2018 sezonunda tam anlamıyla “podyumların yükselen trendi” oldu. Alexander Wang, Calvin Klein, Versace, Gucci, Lanvin, Dior, Chanel, Balenciaga ve Marc Jacobs gibi moda devleri beyaz tenli, ince mankenlerini bazen tümüyle bazen yalnızca başörtüsüyle kapadı. Hatta aralarına Halime Aden, Ikram Abdi Omar gibi gerçekte de başörtülü kadınları kattılar. Mesele sadece podyum da değil, bugün ülkemizde de birçok hazır giyim markası Ramazan kreasyonları çıkarıyor, piyasaya “modest line”lar sürüyor. Apple, emojilerinin arasına başörtülü kadın eklerken Nike başörtülü kadınların spor yaparken performanslarının artması için özel olarak bir örtü tasarladı, üstelik adını, örtülü tasarım yapan birçok markanın hijab ya da başörtüsü kelimesini kullanmamak için bin bir takla attığı bir sektörde “pro-hijab” koydu. Peki, tesettür hakkında düşünme mesaisi harcayan Müslüman kadınlar olarak tüm bunları nasıl okumalıyız? Başörtümüz post-modernist dünyada yerel değerlerden birisi hâline gelerek bir tür satış aracına mı dönüştü? Yoksa artık Müslüman kadınlara moda öncülüğünde göstergeler dünyasında bir alan açıldı da podyumlardan medyaya temsil gücümüz artıyor mu?

… Devamını Dergiden Okuyunuz.