Dindar Muhalif Duruşun Öncüsü Ayşe Hümeyra Ökten

Bu yazı da Ayşe Hümeyra Ökten’i, dönemsel okuma ve duruşlardan çok kendini inşa etme boyutları ve konjonktür bağlamında dindar kadın hareketine katkı- sı açısından ele alıyorum. Bir sarmalın katları gibi en genel çizgiden özele doğru da bir seyir izliyorum. Buradan yola çıktığımız en dış veya en geniş halkayı maneviyat veya dinî yön olarak ele alabiliriz. Din ve Maneviyat Gerek içine doğduğu aile gerekse yapısal özellikleri Ayşe Hümeyra Ökten’de sağlam bir itikadi duruşun oluşmasını sağlamış- tır. İlginçtir ki Ökten, hatıratının yazılması sürecinde bu alanı bilerek ve isteyerek gizlemiştir. Kendisini bu bağlamda besleyen manevi iklimin harita ve reçetesini vermemiş, mahfiyete rıza göstermiştir. O kadar ki ısrarlı sorularımız karşısında, “Kendi hâlinde bir 133 132 Müslüman’ım, herhangi bir bağlılığım yoktur.” demiştir. Ökten hem kendiyle hem de mevcutla barışık bir bireydir. Meseleyi biraz açarsak Ayşe Hümeyra Ökten’in hayat felsefesiyle karşılaşırız. “İnsana hizmet Hakk’a ibadetle mümdemiç” fehvasının ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Tıp mesleğini seçmesinde de bu ilkenin etkili olduğunu düşünüyorum; çünkü hatıratından öğrendiğimiz gibi, çocukken ölen kardeşinden yola çıkarak doktor olup insanların en büyük acılarında bazen çözen, bazen de paylaşan olarak bulunmayı istemiş ve gerçekleştirmiştir.


… Devamını Dergiden Okuyunuz.