Ekonomik Bunalım (2008) Dünyaya “Mutluluk” Getirdi

Ömür boyu mutluluk arayan insanların kendileri, mutluluk formülleri üreten filozoflar, mutluluk programları, planları, bakanlıkları, mutluluk ölçekleri maalesef insanoğluna mutluluğu hâlâ sağlayamadı. Göklerden gelen mesajda mutluluğun formülü bundan 1400 yıl önce verilmiş olmasına rağmen hüsranda olan insan (Vel Asr-ı innel insane lef i husr) bir türlü o mutluluğu yakalayamıyor. Oysa “Kalpler ancak Allah’ı anarak mutlu olur.”


Bir Rus köylüsüne bir gün iyilik meleği gelmiş ve “Dile benden ne dilersen” demiş. Köylü heyecanla neler dileyebileceğini düşünürken bir şart koşmuş melek: “Ne dilersen komşuna iki katını vereceğim.” Böyle olunca işler değişmiş ve köylüyü almış bir telaş. Bulmuş en sonunda ne dileyeceğini ve “bir gözümü al” demiş. İnsanların çoğu için mühim olan diğerlerinden daha iyi bir durumda olmaktır. Karşılaştırma insanları mutsuz eden önemli bir öğrenme aracı. Karşılaştırdıklarında diğerlerinden daha iyi durumda iseler bu onları mutlu etmese bile belirli bir tatmin duygusu vermesine rağmen, daha kötü durumda iseler mutsuz oluyorlar.

Karşılaştırma, Eşitsizlik ve Mutsuzluk

Havayolları şirketleri müşteri memnuniyetini artırmak üzere problem çıkan durumları analiz ettiklerinde, eğer uçakta birinci sınıf yolcular için ayrı bir bölüm varsa o uçaklarda daha çok problem çıktığını tespit etmişler. Hele yolcular uçağa girerken birinci sınıf bölümünü görerek giriyorlarsa problem çıkma durumu daha da artıyormuş. Ekonomi sınıf yolcuları birinci sınıf imkânlarını gördüğü için kendilerine ilişkin en ufacık bir yanlış uygulamada problem çıkarmaya daha meyilli oluyorlarmış.

Mutluluk araştırmalarında sorulan sorulardan birinde insanlara iki durumdan birini tercih etmeleri gerekse hangisini seçecekleri soruluyor. Durumlardan birincide; kendilerinin yıllık elli bin Avro gelirleri olacağı, ama çevrelerindeki herkesin gelirinin bunun yarısı kadar olacağı bir seçim sunuluyor. İkinci durumda ise kendilerinin yüz bin Avro geliri, buna karşılık çevrelerindeki herkesin kendilerinin iki katı kadar geliri olacağı bir durumdan bahsediliyor. Sanırım insanların hangisini tercih ettiklerini anladınız. Yıllık elli bin Avro. İnsanlar, miktar olarak daha çok olup, diğer insanlardan daha az olan bir gelirdense, miktar olarak daha az, ama diğerlerinden daha çok bir geliri tercih ediyorlar. Çünkü karşılaştırmada üstün durumda olduklarında mutlu, daha aşağı durumda olduklarını gördüklerinde ise mutsuz oluyorlar. Annem biz çocukken “elle gelen düğün bayram” derdi. Halk bilgeliğine göre, zorluk, çile gibi acı veren durumlar bile, eğer sadece size değil bütün herkese gelmişse, bu durum kutlamaya bile dönüşebiliyor. Karşılaştırma beyne mutluluk da veren bir araç olmasına rağmen, Montaigne karşılaştırma konusunu, sadece acı veren bir durum olarak ele alıyor. İnsanın aklı ile etrafındaki insanların kendisinden farklı olan taraflarını gördüklerini ve onların kendilerinden daha iyi olmaları durumunda çok acı çektiklerini söylüyor. Çevresinde gözlediği, bedensel yapılarından utanan birçok insanın, yeme bozukluğu, bazı psikolojik bozukluklar sergilemelerinden ve kendisinin de kendi bedeni ve düşünce seviyesi ile ilgili bazı problemlerinden hareketle, insanların, farklılıklarını ya da kusurlarını, hayvanlardan farklı olarak ancak akıl ile anlamalarından dolayı, aklın insanı mutsuz ettiğini iddia ediyor. Diğerleri ile karşılaştırmalar yaparak kendi sıradanlıklarını anlayan insanların mutsuzluğuna çare olarak, kişinin kendi içindeki sıradanlığını kabullenmesini öneriyor.

Oysa Aristo aklı, insanı mutlu eden en önemli faktör olarak görüyor. Her eşyanın kendi özelliğini icra etmesi durumunda varlık sebebini yerine getireceğini iddia eden Aristo, bıçağın en önemli görevinin kesmek olduğunu belirtiyor. Bıçak kestiği sürece bıçaktır. İnsanın da en ayırt edici özelliği akıl olduğuna göre, aklın ideal bir şekilde kullanılması, insanı mutluluğa götürecektir.

Mutluluk-Öğrenme İlişkisi

Patricia Goldman-Rakic, Yale Üniversitesi’nde 1970’den beri sürdürdüğü, 1990’lı yıllarda disiplinlerarası yaptığı beyin araştırmalarında, beynimizin alnımıza gelen tarafının düşünme ve öğrenme işini yaptığını tespit ediyor. Beynin bu kısmı da diğer kısımları gibi modüler ve her bir bölge başka bir görevle sorumlu ama bu bölgede dopamin olduğu zaman öğrenme ve hatırlama işinin daha çabuk gerçekleştiğini ortaya çıkarıyor. Parkinson ve şizofreni hastalarında dopamin salgısının geciktiği tespit edilerek dopamin salgısının sağlıklı bir beyin için ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkarıyor. Yani öğrenme mutluluk getiriyor.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.