Güzelleşmek İstiyorum. Peki ama Sor Bi “Neden?”

İnsanların güzellikle ilgili yaygın kanaat ve beklentilere göre kendilerine şekil düzen vermek istemesine neden şaşırırız ki? Ya da şöyle soralım; güzel olmayı istemek ayıp mı? Yıllar evvel, klasik şiir beyitlerinde gezinirken, Osmanlı dönemi kadınının süsüne dair detayları görünce şaşırmıştım. Kınalar, rastıklar, sürmeler, altın suları, çivitler, üzerine kokular sürülen suni benler… Daha neler neler… Arap toplumunda daha evvelden var olan değişik yağlar, saçın rengini tutturmak için boyalarla yapılan çeşit çeşit karışımlar, allıklar gibi süslenmeye dair birçok detayın, İslamiyet sonrasında bedene zarar veren uygulamalar hariç, mahremiyet şartları gözetilerek daha dar dairelere çekilmiş olmasına rağmen devam etmesi ve bunda bir sakınca görülmemesi de bana mânidar gelmişti.Güzelliğe dair uygulamaların çok öncelere dayandığı bir gerçek. Fakat her ne kadar Plehanov Marksist öğretinin estetik sanat kuramını temellendirmeye çalışırken daha ilkçağlarda vücutlarına çeşitli yağlar süren, küpeler takan kadınların bütün bu davranışlarının kökeninde fayda gözetiminin ve “iş”in olduğunu iddia etse de, burada faydanın ötesinde bir estetik merak ve zevkin yattığı açık.


… Devamını Dergiden Okuyunuz.