İçimizdeki Fitnenin Organizatörü Muhafazakâr Moda

“Tesettür” moda ve stil kalıplarıyla birlikte anılmaya başladığından bu yana kendine yabancılaşan kavramların en başında geliyor. Alışveriş ve festivallerde çılgınca tüketen, sanat algısını Alişan ve Ebru Yaşar’la şekillendiren, arabesk şarkılar dinleyerek coşan, takipçi sayısına göre paha biçtikleri fenomenleri görünce kendisinden geçen, tesettürün ve muhafazakârlığın ruhuna yarı çıplak bando gösterilerini yakışmadığını idrak dahi edemeyen bir anlayışa teslim olduk.

İnstagram’ın ilk yıllarıydı; henüz bu yeni uygulamanın Twitter’ı tokatlayacağını Facebook’u çalımlayacağını bilmiyorduk ama hiç vakit kaybetmeden kendimize ait hesaplarımızı açmıştık. Fotoğraflarımıza çeşitli efektler uygulamak gibi masum maksatlarımız vardı en başında. Ama ne var ki bir yandan da gözetleme kültürü damarlarımızda bir zehir gibi öncü uygulamalar sayesinde dolaşmaya başlamıştı. Kimleri takip edecektik, kimler bizi takip eden Instagirller, oyuncusundan akademisyenine hassasından gezginine çeşit çeşit Instamomlar, pembiş gelinler, yumuşak tabiatlı kocişler derken dikizlemeye gönüllü bunca kalabalığı oyalayacak gönüllü Instagram figürleri ile dolamaya başladı her yer. Sadece time line’mızı doldurmakla kalmadılar, zamanla birçok şeyin modası olacak hareketleri akımları tarz ve davranışları şekillendirmeye başladılar. Nasıl anne olacağımızı, evimizi nasıl dizayn edeceğimizi, eşimize nasıl sunum yapacağımız, hangi kıyafetleri nasıl kombinleyeceğimizi, nelere güleceğimizi bizlere dikte etmeye, öğretmeye ve bizleri türlü vesilelerle hayretlere düşürmeye başladılar.


… Devamını Dergiden Okuyunuz.