Modanın Doldurmayı Vaat Ettiği Boşluk

İnsan, son hâlini almış ve tamamlanmış bir ürün değil oluş hâlinde bir varlıktır. Doğumla yaşadığı kopuştan dolayı travmatik bir varoluş içindedir. Tam olduğu ana rahminden çıkmak zorunda kalmış ve tekrar tam olacağı mezara girene kadar, eksik varoluşuyla yaşamaya mahkûmdur. Herkesin eksiği kendine tabii. Kimi daha az eksik kimi daha çok eksik ama ille de eksik. Kimi bu eksiği kabul eder, eksiğin huzursuzluğuna tahammül eder yaşar, kimi bilinç düzeyinde ya da bilinçdışında eksiği inkâr eder, ikame nesnelerle yaşar. İnsan, kendisini ancak ötekinin varlığında kurar. Ötekilerden yansıyan imgelerle ne olduğuna, kim olduğuna kani olur. Kendini kurma süreci, ötekilerden yansıyan imgelere özdeşleşmekle olacağından yine bir eksik vardır. Kendi kendisiyle mutlak bir özdeşlik kuramayan “ben’i”, kendi kendine yetemeyen, bir bütün olamayan, parçalanmış, kopmuş bir varoluş biçimi olarak devinir.

Ben Ötekidir

Ben, kendi dışında yer alan, kendisi olmayan ama onunyansımaları olan bir dizi imgeyle karşılaşarak, kendinin aslında bir öteki olduğunu, kendinin ancak kendi dışından ayırtına varabildiğini deneyimler. Lacan’ın kuramının özünü oluşturan “ben ötekidir” dizesi, ben’in onu oluşturan yabancı öğelere bağlı olduğunu, bu yabancı öğeler olmaksızın düşünülemeyeceğini, hatta var olamayacağını dile getirir. Dolayısıyla imgelerin ve imajların, özne üzerinde yapıcı ve bozucu, kurucu ve ayrıştırıcı etkisi vardır.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.