Modayı Elbisenizdeki Düğme Sayısı Belirler

İslam inancı üstünlüğü maddi değerlere değil, takvaya bağlamış bir din olarak, başka insanlar üzerinde her ne şekilde olursa olsun otorite kurmayı, üstünlüğünü bir statü sembolü olarak kıyafetle dışa vurumu reddetmektedir. Bu anlayışın İslam tasavvufuna etkisi “bir lokma, bir hırka” şeklinde olmuştur. Gerçi bu anlayış, Müslümanların sadece bir lokma bir hırka ile yaşaması değil, ama hayatının özünde, bu tarzı sürdürebilecek düşünce ruh yapısına sahip olması gerektiği üzerine temellenmektedir. Kadınlara özel bir alış-veriş merkezinin açıldığı ve açılışta İslami emirleri hatırlatacak şekilde giyinmiş kadınların yer aldığı bir Türkiye’de, bazı konuları sanırım yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.

22 bin yıl önce güzel giyinmeye önem veren insanoğlu, kıyafetinde kullandığı kemik ve deniz hayvanlarından yapılan birleştiricilerle, giyinmeyi sadece korunmak amaçlı değil aynı zamanda saygınlık aracı olarak da kullanmaya başlamıştır. Buzul çağında, Avrupa’da yaşayan Gravettianların ilk izleri otuz beş bin yıl öncesine rastlamaktadır. Yakışıklı prensimiz ise yirmi iki bin yıl önce yaşamış. İtalya’nın Liguria sahillerinde bulunan bir mezardan çıkan iskelet ve iskeleti çevreleyen kemik ve deniz kabuklarının yerleri kişi üzerinde yeniden tasarımlanınca, ortaya görünüşü gayet ihtişamlı bir kişi çıkıyor. Prens olarak adlandırıyorlar buluntuyu arkeologlar. Prensin özellikle baş bölgesi olmak üzere bütün vücudunda delinmiş kemik ve deniz kabuğu parçaları yerleştirilmiş. Gravettianlar göçebe olarak yaşayan bir toplum olup, elbiselerinde genelde hayvan derileri kullanmaktaydılar ama dokuma işini bulduklarının da izleri tespit edilmiştir. O devre ait bir tekstil kalıntısı yok, ama mezarda cesedin altında kalan taşlarda, kişinin elbisesinin örgülerinin, zamanla taşta bıraktığı izlerden bu çıkarım yapılmaktadır.

Mezopotamya’da Modanın İlk Ayak Sesleri

Fırat ve Dicle nehirleri arasında yerleşik olan ve Mezopotomya olarak adlandırılan bölgeden çıkıp, beş bin yıl öncesine kadar uzanan heykeller, çanak çömlekler, tabletlerdeki yazıtlar ve soyluların mezarlarından çıkan buluntular, mezopotamyalıların kıyafet olarak tekstil ürünleri giydiklerini göstermektedir. Sümerlere kadar dayanan ilk buluntularda, kadın ve erkeklerin şal gibi küçük bir örtü ile vücutlarının az bir kısmını da olsa kapattıkları görülmektedir. Daha sonra bu örtüler büyümüş ve etek şeklinde bürünülmeye başlanmıştır.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.