Sanat Yoksa Yalnızlık İçin midir?

Çeşit çeşit meslek içinde zaman ve mekân vurgusu yapılan tek meslek sanatçılık olsa gerek. Yazar mısınız? O hâlde paranız bol, vaktiniz çok, işiniz yok olmalı. İnsan parasızken kendini bir sandalyeye mahkûm edip çalışır mı? Ressam mısınız? Emekliliğinizi bekleyin, o zaman bol bol fırsatınız olur. İlla ki sırtınız pek olmalı ki böyle fuzuli işlere zaman ayırabilesiniz. Peki, bu işlerin sırrı gerçekten mutlak bir yalnızlık mı? İnsanın beş çocuğu, bakması gereken bir evi varken yazar olamaz mı? Aslında konunun yabancılarına bohemlik ne kadar cazip görünse de üretmek tutkusu hiç de bohemlik kaldırmayacak kadar disiplinli bir iş. Peki, bu algı nereden geldi? Belki sanatçının çalışırken dünya işleriyle ilgilenemeyecek kadar konsantre olmak zorunluluğundan. Nihayetinde sanatın himaye edildiği, sanatçının yalnızca işiyle ilgilensin diye bırakıldığı zamanları da biliyoruz. Fakat bu hep böyle şanslı bir denklem değil, her sanatçı bir himaye altına girecek kadar mesut değil. Tabiri caizse, değirmenin suyu bir yerden gelmiyorsa siz de maişetini kazanan milyonlardan biriyken sanatınızı icra etmelisiniz.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.