Tanımlanamaz Cisim Olarak Mutluluk

Mutluluk şöyle dursun, kemikleşmiş, arızî bir mutsuzluk kuşattı nesilleri. Teknoloji adlı büyük nimet, mutluluk ve refah vaatçisi devrim, acemi ruhların ellerinde tehlikeli bir oyuncağa dönüştüğünde, telafisi zor bir kerteye gelindi. Küçük kutucukların yönettiği insancıkların dinmek bilmez açlıkları büyüdü, yalnızlıklarını, mutsuzluklarını kamera filtreleri ardında sakladı.


Tarifi nâ mümkün bir fenomen mutluluk. Kişiden kişiye, gruptan gruba, ülkeden ülkeye, coğrafyadan coğrafyaya değişen, insanın değiştirdiği bir mefhum. En mühimi de zamandan zamana değişir oluşu. Mutluluğu belki de en anlaşılmaz, tanımlanmaz kılan unsur zaman. Mutluluğu hermenötik yükün altına sokan tarih. Baştan belirtmek gerekir ki bu yazı, mutluluğu tarif etmekten fersah fersah uzaklaşacak, okuyucunun kafasını iyiden iyiye karıştıracak. Mutluluk nedir söyleyemeyecek okuyan. Herkes kendi mutluluk kalıbını şekillendirecek, getirdiği kâse kadar nasiplenecek bu ırmaktan.

Zaman Makinesi

Hz. Âdem’in dünyaya inişiyle başlayan yolculukta, peygamberden peygambere akan hikmet, mutluluğun kaynağına işaretle, halklarına uyarıcı oldu. Gözünü dünya bürümüş, tutkuları mutluluk getirmeyen insana tembihler, işaretler fayda vermeyince, helak olmuş topluluk hikâyeleri doldu insanlık tarihi.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.