Tekleşmenin Yükselme Devri

Mesai bitimi yorgunadımlarla çıktı merdivenleri. Kapıyı anahtarıyla açtı, telefonuna bırakılan mesajları dinledi. Duşunu alıp rahat kıyafetler giyindikten sonra mikrodalga fırında ısıttığı yemeğini televizyon karşısında tek başına yerken…” Herkese tanıdık gelen bir hikâye. Bugüne kadar onlarca film ve dizide izledik benzer görüntüleri. Yalnız yenen yemeğin yavan tadı, paylaşamamanın iç sıkıntısı, beyazcamdan yüreğimize bu karelerle ulaştı yıllar yılı. Konumuz, yalnızlık-medya ilişkisi. Medya organları, kimi zaman yalnızlıktan kaçış aracı insanoğlunun, çoğu zaman da o yalnızlığın bizzat mimarı. Âdem ve Havva’nın birbirlerine eş, yoldaş yaratılmasıyla başlar insanoğlunun sosyal yaşam serüveni. Binyıllar boyunca da aynı şekilde devam eder. Dayanışma ve paylaşma, zorlu hayat mücadelesinde ayakta kalabilmenin öncelikli koşuludur çünkü. Peygamberleri, filozofları ve münzevileri saymazsak eğer yalnızlık; mahkûm olunan bir olgudur, kaderdir, zorunluluktur ve tamamen Allah’a mahsustur.

… Devamını Dergiden Okuyunuz.